31 Mayıs 2012 Perşembe

Broadway Tower - İngiltere


Broadway Tower, İngiltere’nin batısındaki Cotswolds bölgesinde yüksekçe bir tepenin üzerine kurulu. Yapının kısa hikayesi: Broadway Kulesi

Meraklısı için teknik detaylar:
35mm SLR makina. 24mm optik. Ilford Delta400 film. XTOL film banyosu.

Negatif
Daha önceki fotoğraflarda “buraya bu kadar fazla poz, şuraya şu kadar maskeleme” şeklindeki cümlelerim bu işlere aşina birisi tarafından anlaşılabilir. Ama hiç bilmeyen ve merak edenler için çok basit iki fotoğrafla olayı  görselleştireyim dedim. Birkaç hafta evvelki Karaköy fotoğrafında anlattığım test şeritlerini kullanarak fotoğraftaki ön plan için 32 saniyelik poz süresi kullanmaya karar verdim. Sadece bu pozu kullandığım zaman gökyüzündeki tonları biraz açık bulduğum için gökyüzüne %50 fazla poz vermeye karar verdim. Ama bu sırada kule de ek poz alacak. Peki ana pozun kulede verdiği ton değerleri benim için iyiyse bu fazla pozu nasıl engellerim? Bir yöntem, ana pozda kuleyi birazcık maskelemek ki gökyüzüne ek poz verdiğimde tekrar orijinal, yani istediğim ton değerlerine geri dönsün.

Şöyle ilerledim. Ana pozda tel ucunda uygun form verdiğim blu-tac ile kuleyi aşağıdaki gibi 6s (ana pozun %20’si) maskeledim:


Sonra da bir kartonu ufuk çizgisinden itibaren 16s boyunca yavaşça yukarı aşağı hareket ettirerek gökyüzüne daha fazla ton verdim. Bu sırada biraz önce poz eksilttiğim kuleye tekrar istediğim ton geri gelmiş oldu. 16s’de karton karenin üstü ve ufuk çizgisi arasında gidip geldiği için kulenin ışık aldığı zaman aralığı sadece ~6s civarında.


30x40cm Ilford Galerie karta baskı:

24 Mayıs 2012 Perşembe

Yağlı Direk - Akçakoca

Akçakoca - 2011

Akçakoca festivalinde bir yağlı direk kuruluyor ve gençler bunun ucundaki ödüle ulaşmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Fotografı festivalden sonra çektim. Ödül gitmiş, yağlı direk kalmış, gençler hala tadını çıkarıyorlar. Biraz da fotografçı için hünerlerini sergiliyorlar J

Meraklısı için bazı teknik detaylar:
35mm makina. 28mm optik. Ilford Delta100 film. XTOL film banyosu.

Negatif
Kimi meşhur fotoğraf inanılmaz fiyatlara satılırken o fotoğrafın negatifinin pek bir kıymeti olmuyor. Anlaşılabilir nedenleri var. Ne de olsa fotoğrafın fiyatını yükseltenler zengin koleksiyonerler. Bunların da negatiften pek bir şey anladıklarını sanmıyorum. Anlasalar bile negatifi çerçeveleyip duvara asmanın bir anlamı yok. O negatiften yeni baskılar elde etmek de onlar için pek cazibeli değil çünkü genellikle “vintage print” denilen, fotografçının kendi elinden çıkmış, onun ellerinin tuttuğu, nefesinin dediği, belki de moleküllerinden bir kısmının hala tutunduğu özgün baskıdır asıl istedikleri J

John Loengard’ın, “Celebrating The Negative” kitabının önsözünden şu cümleleri alıntılıyorum: “…Sotheby’s müzayede evi negatif satışını reddediyor, çünkü negatif için alıcı yok…Paul Strand’ın negatifleri bir kitabın basımı için kullanıldıklarında $200’a sigortalandılar. Strand’ın bu negatiflerden yaptığı baskılar ise $200.000’a sigortalandı…Cornell Capa: ‘Koleksiyonerlerin negatif almalarını istemem. Ellerindeki baskı daha değerli olsun diye negatifi yok ederlerdi’...”.

Öte yandan, SB film kullanan fotografçı için negatif her şeydir. Negatif, bir nesne olarak bile benim için güzeldir. John Loengard, Edward Weston’un meşhur biber fotoğrafının 8x10 inçlik negatifini görünce “ışığın gümüş kristallerini olağanüstü güzellikte dizişi karşısında nefesim tutuldu” derken sanırım benzer şeyler hissediyordu.

Plastik karta 14x21cm'lik küçük bir baskı ile fiber tabanlı 30x40 Ilford Galerie karta 20x30cm'lik baskı

10 Mayıs 2012 Perşembe

Fıçı Ustası

Necdet usta - 2011

İstanbul'da Eyüp’ten Rami’ye çıkan yokuştaki ara sokaklardan birinde fıçıcı Necdet usta yıllardan beri sürdürdüğü zanaatını icra etmeye devam ediyor.

Meraklısı için bazı teknik detaylar:
6x6 TLR tipi makinayı üçayağa sabitledim. Kodak Tmax400 filmi ilk kez Ilford DD-X banyoda yıkadım ve çok memnun kaldım. O kadar pahalı olmasa daha çok kullanırdım herhalde.

Negatif
Geçen yıl ilk göz ağrımı tekrar keşfettim: Ilford Ilfospeed plastik tabanlı kart. Multigrade kartlar kullana kullana Ilfospeed’i unutmuşum gitmiş. Halbuki yıllar önce ilk baskılarımı Ilfospeed’e yapmıştım. Ilfospeed sabit kontrastlı bir kart. Eskiden en yumuşağından en sertine kadar 5 farklı kontrast çeşidi vardı piyasada, dolayısıyla karanlıkodada farklı kontrastlarda kart bulundurmamız gerekirdi…negatif kontrastı düşükse sert kontrastlı kart, negatif çok kontrastlıysa yumuşak kart kullanarak makul baskılar elde ederdik. Multigrade kartların yaygınlaşmasıyla sabit kontrastlı kartlar gitgide terk edildi*. Artık Ilfospeed’in sadece 3 numara orta-sert kontrast versiyonu satılıyor. Geçen yıl Ilfospeed’i raflarda görünce içimden geldi, bir kutu aldım, hem de hiç kullanmadığım parlak yüzeyli versiyonunu. İlk baskıları yapınca küçük çaplı bir şok yaşamıştım çünkü ara tonların ayrışması bana olağanüstü güzel geldi. Daha sonra aynı negatiften hem Ilfospeed’e hem de Multigrade karta karşılaştırma amaçlı baskılar yaptım. Sonuçlar çok net biçimde Ilfospeed’in ara tonları daha başarılı ayrıştırdığını gösteriyor. Yani her iki kart ile siyahtan beyaza uç tonları yakaladığımızda Ilfospeed’de ara gri tonların ayrışması çok daha canlı. Bu farkı ekranda görmek ne yazık ki imkansız, o yüzden karanlıkoda ile uğraşan dostların bizzat denemelerini öneririm. Artık karanlıkodada bir miktar Ilfospeed bulunduruyorum. Negatif kontrastı uygunsa kart olarak Ilfospeed’i tercih edebiliyorum...Necdet ustanın fotografında olduğu gibi.

Ilfospeed kart yüzeyinden detay (yansımalar bilinçli; başka türlü yüzey dokusu belli olmuyor)
* Multigrade demek, adı üstünde, aynı kartta birden fazla kontrastı elde edebilmek demek. Bunu da karta düşen ışığın önüne farklı renklerde filtreler koyarak yapıyoruz.


3 Mayıs 2012 Perşembe

Nha Trang - Viet Nam

Nha Trang - 2006

Viet Nam’ın büyük sahil kentlerinden Nha Trang’ın limanından bir kare. Karımla Viet Nam’a güneydeki Ho Chi Minh’den girmiş, bir aylık seyahatin sonunda en kuzey dağlardaki Sa Pa’ya kadar uzanmıştık. Sırt çantasıyla ve toplu taşımayla yolculuk edince yükün her gramı çok önemli. Fotograf ekipmanını bu yüzden son derece dikkatli seçmek lazım: kolay taşınabilir ve dayanıklı olmalı. Ben pile ihtiyaç duymayan mekanik bir gövde ve 35 ve 50mm optikler tercih etmiştim.

Viet Nam’lı kayıkçıların kürekleri elleriyle değil, ayaklarıyla çevirdiklerini biliyor muydunuz (fotografta ortadaki kayıkçılara dikkat)?

Bazı teknik detaylar:
Rangefinder tipi makina. 35mm optik. Ilford Delta 100 film. ID-11 film banyosu.

Negatif
Genelde baskı notları tutarım. Bu nüsha için nedense yazmamışım. Kart yüzeyine bakınca sanki Agfa Multicontrast Classic (MCC111) kullanmışım gibi.
24x30cm karta baskı

26 Nisan 2012 Perşembe

Kadıköy - Hedef Balonlar

Kadıköy - 2012

Kadıköy-Moda sahil hattından bir kare. Bir kompozisyon kurup (baloncu) ondan sonra bekleyerek bunu başka bir görsel ayrıntıyla “taçlandırmak” (bisiklet) benim sürekli kaçmaya çalıştığım bir fotoğraf tarzı aslında. Yani fotoğraf çekerken kendimi zihinsel olarak bu modda yakaladığım zaman şöyle bir silkinmeye çalışıyorum. Niye? Çünkü bu bir formül: kompozisyonu kur, o köşeye de adam geldi mi deklanşöre bas. Bir fotoğrafın üretiminin formüle dayanması beni rahatsız ediyor. O zaman fotoğrafta gördüğüm şey konu değil, formülün uygulanışı oluyor. Neticede bu fotoğraf bir özeleştiri J

Bazı teknik detaylar:
Rangefinder tipi makina, 50mm optik ve Kodak Tmax400 film. Çıktığı günden beri Tmax400’ün bu yeni versiyonunu (TMY-2) çok severek kullanıyorum. Ondan önce Kodak TriX’le uzun bir beraberliğimiz oldu J Her şeyin iyisi var kötüsü var, ama ilginçtir, kötü siyah beyaz film pek yok gibi. Piyasadaki birçok filmi az veya çok kullanmışımdır ama sadece ikisine veya üçüne kanım kaynamamıştır; o da zaten benim şahsi görsel tercihlerimden dolayıdır.


Müdahalesiz ilk baskıda Ilford Multigrade Warmtone kartı 3.5 numara kontrast filtresiyle 22 saniye pozladım.

Düz baskı
Kenarları birazcık toparlamak ve gökyüzünü homojenleştirmek için bir kartonla aşağıdaki ek pozları verdim. Baskı planında, kırmızı hattın üstüne 6s, yeşil hattın soluna 3s, mavi hattın sağına 4s, sarı hatların altına doğru 3’er saniye, ve en son sağ üst köşeye çok az daha ton vermek için mor hattın üstüne doğru 1-2 saniye daha.

Baskı planı
Islak baskı:




19 Nisan 2012 Perşembe

Ilford Multigrade Art 300

Çin Seddi - 2009

Birkaç hafta önce, Türkiye’ye giriş yapmış iki kutu 24x30cm Ilford Multigrade Art 300 paketinden birini kaptım J Ilford’un yeni çıkan bu kartını aylardan beri Sirkeci’de soruyordum zaten. İlk baskılarımı da geçenlerde yaptım, izlenimlerimi paylaşayım dedim.

Art 300’ün başlıca özelliği dokulu bir kart olması. Elinize aldığınızda ipekimsi bir dokusu var. 
Kartın yüzeyinden detay
Birkaç yıl öncesine kadar Kentmere Art Classic adında bir kart vardı. Art 300 onun yüzeyine çok benziyor. Zaten bir süre önce Ilford Kentmere’i satın almıştı. Oradan gelen bir tecrübeyi kullanmış olabilirler. Kart dokulu olduğu için her fotoğrafa uymuyor bence, çünkü yüzeyi dikkat çekiyor ve konunun önüne geçebiliyor. Ama yüzey dokusu bir şekilde konu ile uyumlu olduğu zaman fotoğrafın etkisi daha da güçlü olabiliyor. Örneğin, Çin Seddi fotoğrafını normal parlak karta da bastım, fakat Art 300’e yaptığım baskı daha etkileyici duruyor. Çok ince detaylar dokuda kaybolduğu için bu Çin Seddi fotoğrafındaki “S” eğrisi gibi belirgin geometrik formlara ihtiyaç var diye düşünüyorum.


Kartın en büyük dezavantajı fiyatı. Normalde 50 kart olan kutuda sadece 30 tane var. Tek bir kartın fiyatı şu anda yaklaşık 5 TL’ye geliyor! Sağlık olsun. Bizlere yeni ve sıradışı bir seçenek sunan Ilford'a teşekkür ediyorum.

İlk fırsatta bu Çin Seddi baskısının bir örneğini Sirkeci’de Pamuk Ticaret’e bırakacağım. Dileyenler orada görebilirler.

Kart hakkında detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz: Ilford Multigrade Art 300


12 Nisan 2012 Perşembe

Fethi Sabunsoy - Ustaya Saygı

Fethi Sabunsoy - Nisan 2006
15 Nisan 2007’de genç yaşta kaybettiğimiz ve özlemle andığım fotografçı Fethi Sabunsoy. Bu fotografı ölümünden tam bir yıl önce, Nisan 2006’da, Çukurova üniversitesinin karanlıkodasında, güzel bir baskı seansından sonra çektim. Bu hafta Fethi Sabunsoy’un (ve benim) memleketim Adana’da, Taş Mekan’da, bir anma sergisi düzenlenecek.

Benim kendimi en yakın hissettiğim fotografçı tipi, fotoğrafçının fotografçısı diye de tanımlanan tip. Ne bileyim, Lartigue gibi, Kertesz gibi, Friedlaender gibi, ömrünün son dönemlerindeki Atget gibi, öyle iddialı büyük projelerin peşinde koşmaktansa, hayatın içindeki sıradan gibi gözüken anların ve durumların güzelliğini hissedebilen ve fotoğrafını çekmekten gocunmayan fotografçılar. Fethi Sabunsoy, her ne kadar özellikle Kahvehaneler çalışması ile tanınmış olsa da, benim için hep böyle bir fotografçı oldu. Amatör ruhunu hiç kaybetmedi.

"Kahvehaneler" çalışması ve kısa yaşam öyküsü için:  http://www.fotoritim.com/yazi/fethi-sabunsoy--kahvehaneler

Fotograf değiş tokuşunu (veya hediye olarak kabul etmeyi J) çok severim, arşivimde başka fotografçıların da işleri olsun isterim. Ne de olsa iyi fotoğrafa bakmaktan haz alıyorum. Arşivimden, Fethi ustanın hayattayken hediye ettiği kahvehane fotoğraflarından birkaç tanesini bu vesileyle paylaşmak istiyorum. Bunlar, 18x24 cm ebatındaki Forte Polywarmtone karta bir inci güzelliğindeki kendi özgün baskıları. Fethi Sabunsoy’un usta bir karanlıkoda zanaatkarı olduğunu eklememe gerek yok sanırım.




Oldukça meşhur bir fotografı:

Bu fotografın arka yüzünden:

Verso